Milli ve İslami Ekonominin Değerini Bilelim.


Milli ve İslami ekonominin değerini bilelim. Yazıyı sonuna kadar okuyalım.

hayber

Şimdiki yazımızda Şanlıurfa Diyanet Eğitim Merkezinde Eğitim Görevlisi olarak görev yapan Murat Padak Hocamızın Milli ve İslami ekonominin değeri hakkındaki güzel yazısını paylaşıyoruz;

Kale gibi yüksek ve sağlam evlerine sığınan Beni nadir Yahudileri stoktaki yiyecek ve içecekler ile peygamber efendimizin gitmesini bekliyordu.
Yahudilerin kaleleri sağlam, yüksek bir yerdeydi.
Ok atsan sana geri dönüyordu.
Taş atsan yetişmiyordu.
Bağırsan sesin yetişmezdi.
Kaleler yıkılmıyordu.
Yahudilerin kaleleri fethedilmiyordu.
Günlerce bekledi islam ordusu.
Ama yahudiler kalelerden çıkmıyordu.
Müslümanların stoğu tükenmek üzere, moralleri bitmek üzereydi.
Günlerce beklediler. Ama nafile!
Bu uzun bekleyişten sonra peygamber efendimiz bir strateji geliştirdi.
Hurma ağaçları kesilecekti.
Yahudilerinin ekonomisi birer birer kesilecekti.
Servetleri devrilecekti.
Gelecekleri köklerinden kazınacaktı.
Zira yahudi için para, servet, zenginlik herşeydi.
Ağaçlar kesildikçe yahudiler kahroluyordu.
Ağaçlar kesildikten sonra burada kalmanın da bir anlamı kalmayacaktı.
Anlaşma yoluna gittiler ve taşıyabilecekleri kadar yükle Yahudilerin başkenti Hayberi terk edeceklerdi.
Sen de Yahudilerle bir savaşa katılmak istiyorsan bir ağaç da sen kes!
Sen de bugün sövsen sesin yahudiye ulaşmaz!
Taş atsan İsraile ulaşmaz!
Ok atsan telavive yetişmez.
Ama sen de peygamber efendimizin stratejisini yapabilirsin!
Al eline baltayı kes Yahudilerin ağaçlarını!
Nasıl mı?
Evine giren her yahudi malı bir ağaçtır.
Kullandığın her yahudi malı deterjan bir ağaçtır.
İçtiğin her kola bir ağaçtır.
İçtiğin her yahudi malı sular bir ağaçtır.
Kolalar, pepsiler, fantalar, damlalar, hacı şakirler, ariel matikler, Algidalar, Max, Danoneler birer ağaçtır.
Hayber, Kaynuka, Beni Nadir, Beni Kurayza savaşına katılmak istiyor musun?
Öyleyse al eline boykot baltasını kes yahudilerin ağaçlarını!
Kim zerre kadar bir iyilik yaparsa mutlaka karşılığını bulur, diyor Rabbimiz!